6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA EMLAK VERGİSİ ALACAKLARINA DAİR YAPILANDIRMA (EYLÜL 2014)

11.09.2014 tarihinde 29116 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe girmiş olan 6552 sayılı İş Kanunu ile Kanun ve Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun (“Kanun”) kapsamında emlak vergisi mükellefleri lehine düzenleme getirilmiştir.


1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu uyarınca, Türkiye sınırları içerisinde bulunan bina, arazi ve arsa malikleri, varsa intifa hakkı sahipleri, her ikisi de bulunmadığı taktirde malik gibi tasarruf eden kişiler emlak vergisi ödemekle yükümlüdür. Bu şekilde bir taşınmazı olan maliklerin taşınmazının bulunduğu yer belediyesine bildirimde bulunması gerekmektedir. Emlak vergisi taksitle ödenebileceği gibi isteğe bağlı olarak ilk taksit döneminde vergi tutarının tamamı ödenebilmektedir. Emlak vergisinin ödenmemesi durumunda ise mükellefler gecikme cezası ve gecikme zammı gibi cezalarla karşı karşıya kalmaktadır.

6552 sayılı Kanun’un 73’üncü maddesinin 16’ıncı fıkrasında “Emlak vergisi ile çevre temizlik vergisi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları ve emlak vergisi üzerinden hesaplanan taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı ile buna bağlı gecikme zammından vadesi 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde kesinleşmiş olup bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan alacaklar hakkında bu madde hükmü uygulanır.” denilmektedir. 

Buna göre yapılandırmaya tabi tutulan emlak vergisi borçlarının taşıması gereken koşullar:

30.04.2014 tarihi ve öncesinde vadesi geldiği halde ödenmemiş emlak vergisi borçları,
borca bağlı cezalar, gecikme faizleri ve gecikme zamları

olarak belirtilmektedir. 

Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna,bir başka deyişle Kasım ayının sonuna kadar başvuruda bulunmaları durumunda, kapsam dahili emlak vergisi borçları Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarı ödemekle mükellef olacaktır. 

Bu durumda vergi borçlarını belirtilen süre ve şartlarda ödemeleri halinde borca bağlı cezalar, gecikme faizleri ve gecikme zamları tahsil edilmeyecektir. Yİ-ÜFE değişim oranları tespit edilirken Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları dikkate alınacaktır.

Borçlu tarafından ödenecek tutarlar, ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami on sekiz eşit taksitte ödenebilmektedir. 

Ödenmenin ilk taksit ödeme süresi içinde tamamen yapılması halinde belirlenen tutara herhangi bir faiz uygulanmaz. Ancak, belirlenen tutarın, taksitle ödenmesi halinde, Kanun’un 9/c fıkrasında her bir taksit sayısı için öngörülen katsayı ile çarpılmasından elde edilen tutarın taksit sayısına bölünmesiyle elde edilen taksit tutarlarının ikişer aylık dönemler şeklinde ödenmesi gerekmektedir. Ör: 2013 yılı emlak vergisi borcu olan kişi kasım ayı sonuna kadar ödeme talebinde bulunursa, 2013 yılı için ÜFE, 2014 yılı için ise Yİ-ÜFE değişim oranları dikkate alınarak bir tutar belirlenecektir. Borçlu bu tutarı aralık ayında tamamen öderse herhangi bir faiz uygulanmayacaktır. Ancak, borçlu başvuru sırasında 12 taksitle ödeme talebinde bulunmuş ise belirlenen tutar 1,10 ile çarpılacaktır. Çarpımdan ortaya çıkan yeni tutar ise 12 eşit parçaya bölünecektir. Bölümden elde edilen taksit tutarları borçlu tarafından ikişer aylık dönemler halinde ödenecektir.

Ancak, borçluların  bu madde hükmünden yararlanabilmesi için dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Açılmış olan davadan vazgeçildiğine dair dilekçeler tahsil dairelerine verilecektir. Dilekçenin tahsil dairesine verildiği tarih yargı merciine verildiği tarih sayılacak ve dilekçe tahsil dairesince yargı merciine gönderilecektir. Borçlunun davadan vazgeçmesinden sonra bu davaya ilişkin kararın Kanun’un yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilmesi halinde karara ilişkin herhangi işlem yapılmayacak ve bu kararlar ile hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekalet ücretlerine ilişkin herhangi bir talepte de bulunulamayacaktır.

Sonuç olarak, Kanun kapsamında emlak vergisi alacağına ilişkin yapılandırma pek çok mükellef açısından ödeme kolaylığı sağlamaktadır. Ancak, bu yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin, ödenmemiş emlak vergisine dair devam etmekte olan dava süreci bulunmaktaysa, tahsil dairesine açılmış olan davalardan feragat ettiklerine dair dilekçe vermeleri zorunludur. Aksi taktirde, yapılandırmadan yararlanmaları mümkün değildir.