LİMİTED ŞİRKETLERDE MÜDÜRLERİN AZLİ (TEMMUZ 2016)

        I-Genel Kurul Kararı ile Görevden Alınması

Limited şirketlerin temsil ve yönetim organı olan müdürler, kanun veya şirket esas sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış tüm yönetimsel konularda karar almaya, kararları yürütmeye yetkilidirler.

Esasen limited şirketlerde müdürlerin görevden alınma yetkisi genel kurula aittir. Genel kurul, herhangi bir zamanda şirket müdürünü/müdürlerini görevden alabileceği gibi Türk Ticaret Kanun’un 630/1 maddesi uyarınca müdür(lerin)ün temsil yetkisi ile yönetim hakkını sınırlayabilir. Bu yetki genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Şirket esas sözleşmesinde müdürün/müdürlerin genel kurul tarafından görevden alınmasına ilişkin şartlar veya süre öngörülemez. Bununla birlikte Türk Ticaret Kanunu uyarınca müdürlerin genel kurul tarafından görevden alınabilmesi için haklı bir sebebin bulunması gerekmemektedir.

Öte yandan TTK’nun 617/3 ve 413/3 maddeleri uyarınca müdürlerin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır. Bu sebeple genel kurulun gündeminde limited şirket müdürünün/müdürlerinin görevden alınmasına ilişkin bir madde bulunmasa bile genel kurul bu hususu gündeme alıp karar verebilir. Şayet genel kurul toplantısı çağrısız toplanmışsa ve genel kurul gündeminde müdürlerin görevden alınmasına dair bir madde bulunmuyorsa TTK’nun 620 ve 416/3 maddeleri uyarınca tüm ortaklar oybirliği ile gündeme görevden almaya dair madde ekleyebilir.

Şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmemişse şirket müdürünün görevden alınmasına ilişkin karar, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır. 

 

        II-Mahkeme Kararı ile Görevden Alınması

Anonim şirketlerden farklı olarak limited  şirketlerde müdür(ler) mahkeme kararı ile azledilebilirler. TTK’nun 630/2 maddesi uyarınca her limited şirket ortağı, pay oranı ne olursa olsun, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. TTK ile ortaklara tanınmış bu haktan vazgeçilemez veya feragat edilemez ya da bu hak genel kurul kararı ile sınırlandırılamaz veya kaldırılamaz. Ortağın belirtilen davayı açabilmesi için genel kurul kararı gerekmez. Bununla birlikte davacı ortağın ortaklık sıfatının dava sonuna kadar devam etmesi gerekmektedir.

TTK ile müdüre tanınmış en önemli görevler şirketin yönetimi ve temsilidir. Müdürün yönetim ve temsil yetkisinin birlikte kaldırılması neticesinde müdürlük görevinin içi boşalmış olacaktır. Böylece belirtilen dava ile müdürün görevden alınması ile aynı sonuca ulaşılmış olunacaktır.

Müdürlerin  yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına ilişkin davanın açılabilmesi için haklı sebebin bulunması gerekmektedir. TTK’nun 630/3 maddesinde haklı sebepler dahil fakat bunlarla sınırlı olmaksızın özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin ağır bir şekilde ihlal edilmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneğin kaybedilmesi olarak kabul edilmiştir. Haklı sebepler belirtilenler ile sınırlı olmayıp, haklı sebebe ilişkin değerlendirme mahkemenin takdirindedir. Mahkeme’nin müdürü/müdürleri görevden alması halinde yeni müdür ancak şirket genel kurulu tarafından atanabilir.

Müdürün/müdürlerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılmasına ilişkin dava şirket tüzel kişiliği aleyhine, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.

Davada şirket müdür diğer müdür(ler) tarafından temsil edilir. Ancak şirket tek müdüre sahipse veya tüm müdürlerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması talep edilmişse Mahkeme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 427 Maddesi uyarınca şirkete kayyum atar.

Bununla birlikte TTK’nun 630/4 maddesinde genel kurul kararı ile veya mahkeme kararı ile görevden alınan müdürün/müdürlerin tazminat talep etme hakkı saklı tutulmuştur.