ŞİRKET YÖNETİCİLERİNİN İŞ KAZASI NEDENİYLE HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUĞU (MART 2017)

İş kazası, sigortalının işverenin otoritesi altında bulunduğu sırada gördüğü iş veya işin gereği dolayısıyla aniden ve dıştan meydana gelen bir olay olarak kabul edilmiştir.

İş kazasına ilişkin yapılan tanımlamalar doğrultusunda “işveren” kavramı ve kimlere işveren denilebileceği önem kazanmaktadır. İş Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren; işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara denmektedir.

Kanun maddesinin tanımından hareketle, tüzel kişi işverenin bir özel hukuk tüzel kişisi (şirket, dernek, vakıf, kooperatif, sendika vb.) veya kamu hukuku tüzel kişisi (KİT, üniversite, belediye vb.) olması mümkündür. Bu doğrultuda tüzel kişilikleri yasaca açıkça hüküm altına alınan ticaret şirketleri, işçi veya sigortalı çalıştırdıkları sürece işveren olarak kabul edilir ve işverene ilişkin tüm hak ve hükümlülük altına girerler.

İş akdinin tarafı olan tüzel kişi iş görme ediminin alacaklısı olarak işin görülmesini isteme hakkının sahibidir. Buna karşılık yönetim hakkı ve emir ve talimat verme yetkisi ise zorunlu olarak tüzel kişinin organı tarafından kullanılır. Bu noktada somut işveren – soyut işveren ayrımı ortaya çıkmaktadır. İş ilişkisinde işin görülmesini ve talimatlara uyulmasını isteme hakkının değişik kişilerde toplanması ihtimali söz konusu ise;  

  • İş görme ediminin alacaklısı olarak işin görülmesini istemeye yetkili olan kişiler soyut işveren,
  • En üst düzeyde emir ve talimat verme yetkisine sahip kişiler ise somut işveren  

şeklinde tanımlanır.  

Yargıtay kararlarında da ifade edildiği üzere; tüzel kişiler yönünden tüzel kişinin kendisi soyut işveren, tüzel kişinin organını oluşturan kişiler ise somut işveren sıfatını haizdir.  

Tüzel kişiler bakımından somut işveren sıfatını haiz olan organ; ortaklar, pay sahibi olan müdürler veya yönetim kurullarıdır. Ancak tüzel kişilerde organ bir kurul olabileceği gibi, bazı durumlarda yönetim ve temsil yetkisi kendisine bırakılan bir üye veya müdür de organ niteliği taşıyabilir. Bu durumda bu üye veya müdür de somut işveren sayılır.  

Türk Ticaret Kanununun 367. maddesi uyarınca anonim şirketi yönetim ve temsil yetkisi kendisine devredilen yönetim kurulu üyesi, murahhas kişi-organ olarak somut işveren niteliği taşır. Aynı şekilde, limited, hisseli komandit ve kollektif şirketlerde şirketin yönetim yetkisi bir ortağa bırakılırsa, bu ortak kişi organ niteliği kazanır ve somut işveren sayılır. Bu takdirde, tüzel kişinin iradesi bu kişi-organ tarafından açıklanır ve tüzel kişi bunun tarafından temsil edilir.  

Şirket idare ve temsil yetkisinin dışardan seçilmiş bulunan kişi veya müdürlere bırakılması durumunda ise bu kişiler işveren vekili sıfatını kazanırlar. 4857 sayılı İş Kanununun uyarınca işveren vekili sayılabilmek için iki unsurun bir arada bulunması gerekir;  

  • Birincisi, işveren adına hareket etmek,
  • Diğeri ise işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev almaktır.  

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’u uyarında işveren vekillerinin de işveren olarak kabul edilmeleri nedeniyle, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü oldukları açıktır.  

Ticaret şirketlerinde genel müdürler ve müdürler işveren vekili sayılırlar. Ancak, anonim şirketi yönetim ve temsil yetkisi kendisine bırakılan yönetim kurulunun murahhas üyesi işveren sayılır. Bunun gibi, limited, hisseli komandit ve kollektif şirketlerde kişi-organ niteliğindeki ortaklar da işveren vekili değil işveren sıfatına sahiptir.  

1-Ticari Şirketler Ve Organlarının İş Kazası Yönünden Hukuksal Sorumluluğu 

Soyut - somut işveren ayrımı önemini hukuki ve cezai yaptırımların muhataplarının saptanması noktasında kendisini gösterir.  

İş akdinin tarafı olması nedeniyle hukuki sorumluluklar soyut işverene aittir. Örneğin bir tüzel kişi olarak anonim şirketin iş yasalarının uygulanmaması veya iş akdinden doğan borçların yerine getirilmemesi gibi işçilere karşı doğan tüm hukuki sorumlulukların muhatabı soyut işverendir. Bunun gibi işçilerin fazla çalışma ücretleri, hak kazandıkları kıdem tazminatları veya bir iş kazası sonucu ortaya çıkan tazminatlar soyut işveren tarafından karşılanır. Bununla beraber soyut işveren, yaptığı ödemeleri aralarındaki ilişkiye ve olayın özelliğine göre zarara neden olan somut işverenlere veya işveren vekillerine rücu edebilir.  

Ancak özellikle belirtilmelidir ki tüzel kişi işverenin sorumluluğu, meydana gelen zararla işveren arasındaki illiyet bağının kesilmesi, mücbir sebep veya kusurunun tamamının kazalı işçide olması durumunda ortadan kalkmaktadır.  

2-Ticari Şirketler  Ve Organlarının İş Kazası Yönünden Cezai Sorumluluğu  

Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi uyarınca soyut tüzel kişi olan ticari şirketlerin ceza hukuku alanında sorumluluğu bulunmamaktadır. Kural olarak tüzel kişinin organını oluşturan gerçek kişilerin tümü işveren niteliği taşıdıklarında ceza sorumluluğunun muhatabıdırlar.  

Tüzel kişiyi yönetim ve temsil yetkisi organ üyelerinden birine veya birkaçına bırakılmış veya iş hukuk kurallarından doğan yükümlülüklerin belirli üyeler tarafından yerine getirilmesi kararlaştırılmış olabilir. Böyle bir durumda tüm organ üyelerinin cezai sorumluluğu yoluna gidilmeyecek, kusurlu iradesi ile tüzel kişinin suç işlemesine neden olan kişi veya kişiler cezalandırılacaktır. Anonim şirkette murahhas müdürler kişi-organ olarak cezai bakımdan sorumludurlar. Aynı şekilde ticari şirketlerde yönetim ve temsil yetkisi bir ortak müdüre bırakılmışsa bu kişi işveren sıfatı ile ceza yaptırımına tabidir. Öte yandan, yönetim ve görev alanlarına girdiği ölçüde işveren vekilleri de ceza yaptırımının muhatabıdır.  

Sonuç olarak işveren sıfatını haiz tüzel kişilerin, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü oldukları açıktır. Bu yükümlülüğün ihlali halinde ise somut-soyut işveren ayrımına göre sorumluluk meydana gelecektir. Buna göre;

  • Soyut işveren yani tüzel kişinin kendisinin iş kazası nedeniyle hukuksal sorumluluğu bulunurken,  
  • Somut işveren yani tüzel kişinin organını oluşturan kişilerin, tüzel kişinin suç işlemesine neden olunması ihtimalinde iş kazası yönünden cezai sorumluluğu bulunmaktadır.