YILLIK İZİN BAKIMINDAN ÇALIŞILMIŞ GİBİ SAYILAN HALLER (AĞUSTOS 2017)

Anayasa 50. maddesi uyarınca dinlenmek, çalışanlara verilen bir haktır. 4857 Sayılı İş Kanunu ("Kanun") kapsamında, dinlenme hakkı işçilere yıllık ücretli izin hakkı olarak verilmektedir. Söz konusu yıllık ücretli izin hakkı İş Kanunu uyarınca vazgeçilemez bir haktır.

 

İşçinin hak kazandığı asgari yıllık ücretli izin süreleri, hizmet sürelerine göre aşağıdaki şekilde  belirlenmektedir. Hizmet süresi;

  • Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,
  • Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
  • Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,

az yıllık ücretli izin verilemez.

Kanun gereği, çalışma şartları nedeniyle, yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.

Ayrıca Kanun yaş bakımından bir ayrım yaparak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle, elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek asgari yıllık ücretli izin süresini yirmi gün olarak belirtmiştir.

Yıllık ücretli izine hak kazanmak için hizmet süresi önem arz etmektedir. Kanun yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında çalışılmış gibi göz önünde bulundurulan süreleri de hizmet süresi kapsamına dahil etmektedir. Aşağıda belirtilen süreler de yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında çalışılmış gibi göz önünde  bulundurulur;

  • İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda, işçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (ihbar önellerini altı hafta aşan kısım çalışılmış kabul edilen sürelere dahil edilmemektedir.),
  • Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz (çoğul gebelik halinde sekiz haftaya ek olarak 2 hafta) ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere çalıştırılmadıkları toplam onaltı (çoğul gebelik halinde toplam onsekiz) haftalık süre,
  • İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işe gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.),
  • İşyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin, aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanının onbeş günü (işçinin yeniden işe başlaması şartıyla)
  • 66. maddede gereği;
    • Madenlerde, taşocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler,
    • İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler,
    • İşçinin, işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler,
    • İşçinin, işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işverenin evinde veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler,
    • Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler,
    • Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler,
  • Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri.
  • 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler.
  • İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler,
  • Mazeret izni başlıklı Ek Madde 2 gereği;
    • İşçiye, evlenmesi veya evlat edinmesi ya da ana veya babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü hâlinde verilen üç gün, eşinin doğum yapması hâlinde ise verilen beş gün ücretli izinler,
    • İşçilerin en az yüzde yetmiş oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun tedavisinde, hastalık raporuna dayalı olarak ve çalışan ebeveynden sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla, bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar verilen ücretli izin,
  • İşveren tarafından verilen diğer izinler,
  • Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi.

Sonuç olarak, Anayasa ile güvence altına alınmış olan dinlenme hakkı işçi tarafından feragat edilemeyecek nitelikte bir haktır. Bu nedenle işverenin yıllık ücretli izine ilişkin yapmış olduğu tasarruflarda yukarıda belirtilen, çalışılmış gibi değerlendirilen süreleri de göz önünde bulundurarak mevzuata uygun hareket etmesi gerekmektedir. Aksi halde, işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan davalarda işveren aleyhine sonuçlarla karşılaşılması olasıdır.