EŞLER ARASINDA MAL PAYLAŞIMI (EYLÜL 2017)

01.01.2002 tarihinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra en çok tartışılan konulardan biri hiç kuşkusuz ki eşler arasında mal ayrılığı rejiminden edinilmiş mallara katılma rejimine geçiş olmuştur. Anılan tartışma, 01.01.2002 tarihinden önce başlayan ve günümüzde sona eren her evlilik bakımından tekrar güncellik kazanmaktadır.

Zira 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 10. maddesine göre, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (01.01.2002) önce evlenmiş olan eşler arasında, 01.01.2002 tarihine kadar, yasal mal rejimi olan mal ayrılığı rejimi devam eder. 01.01.2002’den itibaren ise eşler başkaca bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere edinilmiş mallara katılma rejimini seçmiş sayılırlar. Ancak tam da bu noktada önemle belirtmek gerekir ki; 01.01.2002 tarihinden başlayarak bir yıl içinde, “evlenme tarihinden geçerli olmak üzere” başkaca mal rejimi belirlemiş eşler için bu kural geçerli değildir. O halde, 01.01.2002 tarihinden önceki evlilikler bakımından, eşler tarafından 4722 sayılı Kanun’un tanıdığı sürede (01.01.2003’e kadar) ve “evlenme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere” bir düzenleme yapılmamışsa, evlilik tarihi ile 01.01.2002 tarihleri arasında eşlerin sahip olduğu malların yönetimi ve paylaşımı mal ayrılığı esasına; 01.01.2002 tarihinden sonra ise edinilmiş mallara katılma rejimi ilkelerine göre yapılacaktır.

Eşler arasında başkaca bir belirleme yapılmaması halinde, yasal mal rejimi olarak tabi olunan edinilmiş mallara katılma rejiminde, iki tür mal vardır:

  • Kişisel mallar, eşlerden birinin, kişisel kullanım eşyası, katılma rejimi süresince miras yoluyla kazandığı mallar, karşılıksız kazanma (örneğin bağış) yoluyla edindiği mallar, kişisel malların yerine geçen değerler (örneğin, eşlerden birine miras kalan evin satılıp yerine araba alınması halinde, ev kişisel mal, araba kişisel mal yerine geçen değerdir); ve manevi tazminat alacaklarıdır. Ayrıca eşlerden birinin edinilmiş mallara katılma rejiminden önceki malları da o eşin kişisel malı sayılacaktır. Yani 01.01.2002 tarihinden önce gerçekleşen evlenmeler bakımından, evlenme tarihi ile 01.01.2002 tarihleri arasında eşlerin sahip olduğu mallar, malik olan eşin kişisel malı sayılacaktır. Son olarak önemle belirtmek gerekir ki; eşler yasal koşullara uymak kaydıyla, herhangi bir edinilmiş malı sözleşme ile kişisel mal statüsüne sokabilirler.
  • Edinilmiş mallar, özellikle bir eşin çalışmasının karşılığı olan kazanmalar, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel mallarının gelirleri (örneğin eşlerden birine bir ev miras olarak kalmışsa ev kişisel mal; evden gelen kira edinilmiş maldır) olmak üzere edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir.

Bu açıklamalardan sonra ilk akla gelecek soru, hiç kuşkusuz ki; eşler arasında mal tasfiyesinin (paylaşımının) nasıl yapılacağı sorusudur. Hemen belirtmek gerekir ki; eşler arasında mal paylaşımı yapılabilmesi için mal rejiminin sona ermesi zorunludur. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Bunun haricinde, mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Eşler arasında mal paylaşımı yapılırken, malların, “mal rejiminin sona erdiği tarihteki sürüm değeri” esas alınacağından, bu tarihin belirlenmesi mal paylaşımında oldukça önemlidir.

Edinilmiş mallara katılma rejimine göre mal paylaşımında, her eşin payına düşen miktar, “katılma payı” olarak anılır. Katılma payı, en genel hatlarıyla, eşlerin evlilik birliği içerisinde edindiği aktif değerlerden pasif değerlerin çıkarılması ve çıkan sonucun ikiye bölünmesi sonucunda bulunur. Aktif değerler hesaplanırken; mevcut edinilmiş malların değerinin yanı sıra, eşlerin malvarlığında mevcut olmasa dahi, eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmaları ile bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla (diğer eşten mal kaçırmak maksadıyla) yaptığı devirlerin değeri de dikkate alınır. Pasif değerler dikkate alınırken de, eşlerin evlilik birliği içerisinde üstlenmiş oldukları mevcut borçların yanı sıra bir eşin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yaptığı katkı da dikkate alınır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 01.01.2002 tarihinden önce evlenen eşler bakımından, evlenme tarihi ile 01.01.2002 tarihleri arasında, her eşin elde ettiği kazanım, kendi kişisel malı sayılacaktır. 01.01.2002 tarihinden sonrasına tekabül eden dönem içinse eşler, edinilmiş mallara katılma rejimi ilkelerine tabi olacaklardır. Edinilmiş mallara katılma rejimine göre mal paylaşımı sonucunda ise her eş, en genel tabirle kişisel mallarını ve aktiflerin pasiflerden çıkarılması ve sonucun ikiye bölünmesi neticesinde hesaplanan katılma payını alacak olmakla birlikte, bu açıklamalarımız, eşler arasındaki mal paylaşımının tabi olduğu ilkeleri en genel hatlarıyla ortaya koymak adına verilmiştir. Zira mal tasfiyesi, uygulamada oldukça kapsamlı incelemeleri zorunlu kıldığından, uzmanlık gerektirmekte olup mal tasfiyesi yapacak eşlere, konuyla ilgili bir uzmandan destek alması tavsiye edilmektedir.