TİCARİ UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK DAVA ŞARTI HALİNE GELDİ! (OCAK 2019)

Alternatif bir çözüm yolu olan arabuluculuk, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen bir madde ile 01.01.2019 tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklar bakımından “dava şartı” haline gelmiştir.

İlgili madde uyarınca, söz konusu ticari uyuşmazlık bakımından arabulucuya başvurunun zorunlu olup olmadığının belirlenmesinde, uyuşmazlığın konusuna bakılacaktır. Buna göre uyuşmazlık konusunun;

  • tarafların üzerinde serbestçe karar verebileceği özel hukuk iş ve işlemlerinden kaynaklı,
  • bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin,
  • Türk Ticaret Kanunu’nda veya başkaca kanunlarda belirtilen ticari davaların konusuna giren

bir konu olması halinde; uyuşmazlık bakımından kanuni/sözleşmesel olarak alternatif başka bir uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğu da öngörülmemiş ise, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle arabulucuya başvuru zorunlu olmuştur.    

ARABULUCULUK SÜRECİ

1- Arabulucunun belirlenmesi:

Taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk sürecini yürütecek olan arabulucunun, Arabuluculuk Siciline kayıtlı olması gerekmektedir. Sicile kayıtlı arabulucu listesine www.adb.adalet.goc.tr/arabulucu adresinden ulaşılabilir.   Arabuluculuk sürecini yürütecek olan arabulucunun belirlenmesinde taraflar kendi aralarında anlaşarak belirli bir arabulucuyu görevlendirebilecekleri gibi, taraflardan biri yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna başvurarak sistem üzerinden bir arabulucu görevlendirilmesini de talep edebilir. Bu durumda diğer tarafın, sistem üzerinden atanan arabulucuya, özel nedenler dışında itiraz hakkı bulunmamaktadır.  

2- Arabuluculuk sürecinin yürütülmesi:

Görevlendirilen arabulucu, taraflar ile iletişime geçerek uyuşmazlık konusu hakkında bilgi aldıktan sonra tarafları “ilk toplantı”ya davet edecektir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na göre ilk toplantıya geçerli bir mazereti olmaksızın katılım göstermeyen taraf, dava sonunda yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacağı ve bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği için ilk toplantıya katılım oldukça önemlidir.

Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılacaktır.

Arabuluculuk görüşmelerinin süresi, ticari uyuşmazlıklar bakımından arabulucunun görevlendirilmesinden itibaren 6 hafta olarak belirlenmiştir. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 2 hafta uzatılabilir.  

3- Arabuluculuk sürecinin sonlandırılması:

Arabuluculuk faaliyeti sonunda “son tutanak” düzenlenecektir. Son tutanak, arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığını gösteren belgedir. Buna göre son tutanakta; taraflar anlaşmaya varmışlar ise tarafların anlaştıklarına ilişkin ibareye, anlaşamamışlar ise taraflar arasında anlaşmaya varılamadığına ilişkin ibareye veya arabuluculuk faaliyetinin sona ermesine neden olan başka bir durum var ise bu duruma yer verilmelidir.

Süreç anlaşma ile sonuçlanırsa, anlaşma olduğuna dair son tutanakta yalnızca anlaşıldığı belirtilecektir. Anlaşma şartları ve kapsamı için ayrıca “anlaşma belgesi” düzenlenecektir. Arabuluculuk ile üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacaktır.

Tarafların anlaşmaya varamadığı durumda düzenlenmiş olan son tutanak, arabuluculuk bakımından dava şartını sağlayan belge olacağı için üzerinde anlaşılamayan hususların son tutanakta açıkça yazılması faydalı olacaktır.   

Arabuluculuk süreci sonunda taraflar arasında anlaşma sağlanamazsa; iki saatten az süren arabuluculuk görüşmeleri bakımından taraflar arabulucuya herhangi bir ücret ödemeyecek olup arabulucu ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacaktır.

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varması halinde, aksi taraflarca öngörülmedikçe, arabuluculuk ücreti taraflarca eşit olarak karşılanacaktır.