ANONİM ŞİRKETİN KENDİ PAYLARINI İKTİSAP ETMESİ (ŞUBAT 2019)

Bu ayki makalemizin konusu gerek 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu (“mülga TTK”) gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (“yeni TTK”) özel olarak düzenlenen bir anonim şirketin kendi paylarını iktisap etmesidir. Bu tür bir iktisap, şirketle ortaklık veya alacaklı ilişkisi bulunan kişiler yönünden de önem arz etmektedir. Mülga TTK’dan farklı olarak yeni TTK ile şirketin kendi hisselerini bedeli karşılığı iktisap hakkının sınırları genişletilmiştir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 379. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda, ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak kabul edemez.  Buna göre şirket sermayenin sadece %10’luk kısmını iktisap edebilecektir. Belirtilen kısıtlama bir üçüncü kişinin kendi adına, ancak şirket hesabına iktisap ya da rehin olarak kabul ettiği paylar için de geçerlidir. Daha açık ifade ile şirket için üçüncü kişiler üzerinden yapılacak işlemler kısıtlama kapsamındadır.

TTK’nun 338. maddesi gereği anonim şirketlerde şirketin kendi paylarını taahhüt etmesi yasaklandığından şirket paylarını ancak devren iktisap edebilmektedir. Bu şekilde pay iktisabı için iktisap edilecek payların bedellerinin tamamı ödenmiş olmalıdır. Tek pay sahibi olacak şekilde şirket paylarını iktisaba izin verilmediğinden şirketin tüm paylarını iktisap edilmesi mümkün değildir.

Anonim şirket ancak ve ancak genel kurulun yönetim kurulunu yetkilendirmesi şartı ile kendi paylarını iktisap edebilir. Bu kararın alınması için şirket esas sözleşmesinde daha ağır bir nisap öngörülmemişse TTK’nun 418. maddesinde belirtilen toplantı ve karar nisaplarının sağlanması yeterlidir. Bu yetki en çok beş yıl için geçerli olacaktır. Yetkilendirmede; iktisap veya rehin olarak kabul edilecek payların itibarî değer sayıları belirtilerek, toplam itibarî değerleriyle söz konusu edilecek paylara ödenebilecek bedelin alt ve üst sınırı gösterilmelidir. Genel Kurulun bu yetkisi devredilemeyecek yetkilerden olup, bunun tek istisnası şirketin yakın ve ciddi bir kayıptan kaçınmak için gerekli olması halidir. Bu durumda ilk (olağan veya olağanüstü) genel kurul toplantısında iktisabın sebebi ve amacı, iktisap edilen payların sayısı, itibari değerlerinin toplamı ve sermayenin ne kadarını temsil ettiği, bedeli ve ödeme şartları hakkında genel kurula yazılı bilgi verilmelidir.  

Kanun’da iktisap edilecek payların bedelleri düşüldükten sonra, kalan şirket net aktifinin, en az esas veya çıkarılmış sermaye ile kanun ve esas sözleşme uyarınca dağıtılmasına izin verilmeyen yedek akçelerin toplamı kadar olması şart koşulmuştur.

TTK’nun 380. maddesinde, hileli işlemlerin önüne geçmek için, paylarının iktisap edilmesi amacıyla şirketin başka bir kişi ile yaptığı konusu ödünç veya teminat olan hukuki işlemler batıl olacağı düzenlenmiştir. Başka kişiler tanımına 3. Kişilerin yanı sıra pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri de dahildir. Kanuna aykırı şekilde iktisap edilen paylar, iktisapları veya rehin olarak kabulleri tarihinden itibaren en geç altı ay içinde elden çıkarılmalı ya da üzerlerindeki rehin kaldırılmalıdır. Aksi halde söz konusu paylar sermayenin azaltılması yoluyla hemen itfa edilmelidir. Bu yükümlülüğü yerine getirme görevi yönetim kuruluna aittir.

Yeni TTK bir yandan şirketin kendi hisselerini bedeli karşılığı iktisap hakkının sınırları genişletirken, diğer yandan düzenlemeye aykırı iktisapların iktisap tarihinden itibaren altı ay içerisinde elden çıkarılması zorunluluğunu (aksi halde sermayenin azaltılması yoluyla hemen itfa edilir) getirerek ihlallerin ve hileli işlemlerin önüne geçmektedir.