DAMGA VERGİSİ KANUNU UYGULAMASINDA NÜSHA VE SURET AYRIMI (EYLÜL 2013)

Yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeler 488 s. Damga Vergisi Kanunu (“Kanun”) madde 1 uyarınca damga vergisine tabi olan kağıtlardır. Damga Vergisi Kanunu kapsamında yer alan ve her takvim yılı başında  Maliye Bakanlığı tarafından güncellenen Ek-1 no.lu tabloda, damga vergisine tabi kağıtlar ve vergi oranları listelenmiştir.

Damga vergisi, bu kâğıtlarda yazılı rakamların hasıl ettiği bedel (para) üzerinden Ek-1 no.lu tabloda belirtilen oranlara göre hesaplanır. Kağıtta birden fazla bedel yazması halinde ise damga vergisinin hesaplanmasında miktar olarak en yüksek olan rakam dikkate alınır. Ayrıca Damga Vergisi Kanunu madde 5 uyarınca bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtların her nüshası ayrı ayrı aynı miktar veya nispette damga vergisine tabidir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun konusuna giren kağıtlarda, özellikle tarafları tacir ve bedeli yüksek olan sözleşmelerde, ödenecek damga vergisi tutarı sözleşme tarafları için önem kazanmaktadır. Bu gibi durumlarda sözleşme tarafları sözleşme imzalamaktan imtina edemeyecekleri için imzalı sözleşme sayısını düşürme yoluna gitmektedir. Damga vergisine tabi kağıtlar bakımından düzenlenecek nüsha ve/veya çıkarılacak suret sayısına ilişkin olarak Damga Vergisi Kanunu’nda herhangi bir belirleme bulunmamaktadır. Bu ise, uygulamada sıkça karıştırılan ve genellikle yanlış bilinen “nüsha ve suret ayrımı” konusu gündeme gelmektedir.

Bu nedenle Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığınca yayınlanan 30.03.2013 tarihli, DV-19/2010-1 sayılı sirküler ile Damga Vergisi Kanunu’nun konusuna giren kağıtların vergilendirilmesinde nüsha ve suret ayrımında yaşanan tereddütlerin giderilmesine amaçlanmıştır.

İlgili sirküler kapsamında nüsha, Damga Vergisi Kanunu uygulamasında aynı hüküm ve kuvveti haiz olmak üzere birden fazla düzenlenmiş ve taraflarınca ayrıca imzalanmış olan kâğıtların her biri olarak tanımlanmıştır. Yani nüshalar, belli bir hususu ispat ve belli etmek üzere müstakilen ve aynı zamanda farklı mekanlarda ibraz edilebilir mahiyette olan kağıtlardır.

Suret ise, aslında bulunan ibarelerin aynısını ihtiva eden, fakat aslında bulunan imzaları taşımayıp, aslına uygun olduğuna ilişkin onaylayanın imzasını veya kaşesini ihtiva eden kâğıtlar olarak tanımlanmıştır. Yani taraflarınca düzenlenerek imzalanmış bir kâğıdın usulüne uygun olarak çıkartılmış fakat taraflarınca ayrıca imzalanmamış örnekleri surettir.

Kâğıtların fotokopi ile çoğaltılmış örnekleri "Aslına uygundur" ya da "Aslı gibidir" şerhi ile onaylayanın imzası veya kaşesini ihtiva etmesi halinde bu örnekler suret olarak kabul edilir.  Ancak kâğıt, taraflarınca ayrıca imzalanmışsa, Damga Vergisi Kanunu uyarınca nüsha olarak değerlendirilir.

Bu açıklamalar çerçevesinde özetle; taraflarınca imzalanan ve Damga Vergisi Kanunu’na tabi olan:

 

·      Kağıt nüshalarının birden fazla olması durumunda her bir nüsha ayrı ayrı aynı miktar veya nispette,

·      Resmi dairelere ibraz edilecek suretleri maktu olarak,

 

damga vergisine tabi tutulur.