Haber Detayı

4857 SAYILI İŞ KANUNU UYARINCA TOPLU İŞÇİ ÇIKARMA

Ülkemizde işverenler tarafından ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri nedenlerle iş yeri veya işin gerekleri sonucu işyerindeki çalışan sayısına göre mevzuatta belirtilen sayılarda ve şartlarda yapılan işçi çıkarmalara toplu işçi çıkarma denmektedir. Toplu işçi çıkarma belirli sayıdaki işçilerin tek bir işten çıkarma kararı kapsamında aynı nedenle işten çıkarılması olarak tanımlanabilir. 

Toplu işçi çıkarma kavramı, 4857 sayılı İş Kanunu m. 29’da düzenlenmiştir. Toplu işçi çıkarma kapsamında yapılan iş akdi fesihlerinin aslında İş Kanunu m.17 anlamında bir süreli fesih olduğu söylenebilir. Dolayısıyla iş sözleşmesinin feshi halinde, kanuni düzenlemeler uyarınca söz konusu olan kıdem tazminatı ve diğer bütün haklar toplu işten çıkarılan işçiler için de geçerlidir.

İlgili madde hükmüne göre toplu işçi çıkarmada aranan şartlar şunlardır:

1. Öncelikle toplu işçi çıkarmayı gerektiren bir durum olmalıdır. Bu durum, ya “ekonomik teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gereği” olarak işyerinin bir bölümünün kapatılması ya da “işyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı surette faaliyete son verilmesi” olabilir.

2. Mevzuata göre işyerinin çalışan sayısına göre toplu işçi çıkarmadan söz edebilmek için;

  • 20-100 işçi arasında çalışan bulunan işyerinde en az 10,
  • 101-300 işçi arasında çalışan bulunan işyerinde en az %10 oranında,
  • 301 ve daha fazla çalışan bulunan işyerinden en az 30 işçinin iş akdinin ilgili hükümde aranan şartlara göre feshi gerekir.

3. İşveren toplu iş çıkarma durumunu, işten çıkarma sebepleri, çıkartılacak işçi sayısı ve fesih tarihi ile birlikte çıkış işlemlerinden en az 30 gün önceden yazılı olarak;

  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ilgili bölge müdürlüğüne,
  • Türkiye İş Kurumu’na,
  • Var ise işyeri sendika temsilcisine bildirmelidir.

İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde ise, işveren durumu sadece en az 30 gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür.

Toplu işçi çıkarma, ancak bu bildirimlerin üzerinden 30 gün geçtikten sonra hüküm doğurur.

4. Söz konusu bildirim akabinde var ise işyeri ve işçi sendikaları temsilcileri arasında bir toplantı yapılır ve tutanak tutulur.

5. Toplu işçi çıkarmada kanunda aranan işçi sayılarına ve toplu işçi çıkarma kapsamına;

  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 10 uyarınca en çok 30 iş günü çalışan süreksiz işçiler,
  • Aynı Kanun’un 15. maddesi uyarınca deneme süresinde işten çıkarılan işçiler,
  • Aynı Kanun’un 25. maddesi uyarınca iş akdi haklı nedenler feshedilen işçiler,
  • İşyerinden istifa eden işçiler,
  • Tarafların anlaşması ile iş akdinin sona eren işçiler dahil değildir.

Toplu işçi çıkarma nedenleri kanunda belirtildiği şekilde olup bu nedenleri genişletmek mümkün değildir.  Aksine sözleşmeler geçersiz olacaktır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre toplu işçi çıkarma halinde de fesih bildiriminin her bir işçiye özgü ve yazılı olması zorunludur. Aksi halde fesih geçersiz ve usulsüz olacaktır.

4857 sayılı İş Kanunu’nda belirtilen usule aykırılı davranılması halinde aynı Kanun’un 100. maddesinde usule aykırı olarak çıkartılan işçi başına idari para cezası yaptırımı öngörülmüştür.

Feshin son çare olması prensibi toplu işçi çıkarma durumunda da nazara alınması gereken bir ölçüttür. Aksi halde işverenlerin yargısal yönden sıkıntı yaşama ihtimalleri bulunmaktadır.

Mevzuatımıza göre; işveren, iş güvencesi hükümlerinden yararlanan işçilerin iş sözleşmelerini İş Kanunu m. 29 uyarınca sona erdirecekse, İş Kanunu m. 18 ve devamı hükümlerine uygun hareket etmelidir. İş güvencesi hükümlerine aykırılık toplu işçi çıkarma şartları sağlansa dahi feshin geçerliliği tartışmalı hale gelecektir.

Yasaya ve usule uygun olarak toplu işçi çıkarma yapan işveren, toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren 6 ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak isterse öncelikli olarak toplu işçi çıkarma yoluyla iş akdini feshettiği işçileri tercih edebilir. Benzer şekilde, toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren 8 ay içinde de işverenin geçici işçi çalıştırması yasaktır.

Söz konusu düzenlemenin 4857 sayılı İş Kanunu m. 18, 19, 20 ve 21. maddelerin (geçerli fesih halleri) uygulanmasını engellemek amacıyla kullanılması aynı kanun hükmüyle yasaklanmış ve aksinin işçiye dava hakkı vereceği belirtilmiştir.