Haber Detayı

BİRLEŞME VE DEVRALMA İŞLEMLERİNDE REKABET KURUMUNCA KABUL EDİLEBİLİR ÇÖZÜMLER

Şirket birleşme ve devralmalarının rekabeti etkilemesi ihtimalinden hareketle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun” 7. maddesinde, hakim durum yaratan veya var olan hakim durumu güçlendiren birleşme ve devralmalar yasaklanmıştır. Birleşme ve devralmaların hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Rekabet Kurulu’na (“Kurul”) bildirilerek izin alınması gereken birleşme ve devralma türleri Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından düzenlenen Tebliğlerde belirlenmektedir.

Kanunun 7. maddesinde belirtilen yasağın kapsamına girmesine rağmen bazı birleşme ve devralmalarda  işlemde yapılacak belirli düzeltmeler veya değişiklikler sonrasında hakim duruma ilişkin endişelerin giderilebilmesi de mümkündür. Yasak kapsamındaki birleşme/devralmaların yasaklanması yerine, işleme Kurum tarafından ortaya konulan rekabet sorunlarının taraflarca önerilecek ve Kurumca kabul edilecek çözümlerin yerine getirilmesi koşuluyla izin verilmesi imkanı bulunmaktadır. Tarafların vereceği tavizler pazardaki rekabetin korunmasını sağlayacaktır.

Kurum, bir birleşme/devralma işleminin Kanun’un 7. maddesine aykırılık oluşturabileceğine yönelik ciddi kaygılar bulunduğunu tespit ettiği takdirde durumu işlemin taraflarına bildirir. İşlemin tarafları, söz konusu kaygıları ortadan kaldırmak ve Kuruldan izin kararı alabilmek için, değişiklik yapmak üzere uygun çözüm önerilerinde bulunma yolunu tercih edebilirler. Kurul önerilen çözümün yeterli olmadığı kanısındaysa, taraflara taahhütlerinde değişiklik yapma olanağı tanıyabilir. Buna rağmen taahhütler rekabet sorununu giderecek yeterlilikte bir niteliğe kavuşturulmazsa, Kurul gerekli usul aşamalarını tamamlayarak işlemi yasaklayabilir.

Çözüm önerileri temelde yapısal ya da davranışsal nitelikte olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Yapısal çözüm önerileri, genellikle belirli bir iş biriminin elden çıkarılmasını, davranışsal çözüm önerileri ise tarafların gelecekteki pazar davranışlarının düzenlenmesini içerir. Bir iş biriminin elden çıkarılmasına ilişkin çözüm önerileri rekabet sorunlarının giderilmesinin en etkili yoludur.

Yapısal taahhütlerden olan elden çıkarma, bir iş biriminin elden çıkarılması yoluyla yeni bir rakip ortaya çıkaracak veya mevcut rakipleri güçlendirecek koşulları yaratmaktır. elden çıkarma dışındaki çözümler en az elden çıkarma kadar etkili oldukları takdirde kabul edilir. Bunun nedeni, davranışsal çözümlerin Kurumu teşebbüslerin pazardaki davranışlarını sürekli gözetme yükümlülüğüne maruz bırakması ve dolayısıyla ciddi bir alternatif maliyet yaratmasıdır. Teşebbüs davranışlarını izlemenin zorluğu, yazılı taahhütleri ihlal etmeyecek biçimde çözümün ruhuna aykırı davranma olasılığı, gerçekte rekabetçi olabilecek davranışların da engellenebilmesi gibi bazı olumsuz niteliklerinden dolayı davranışsal çözüm önerileri ancak istisnai durumlarda kabul edilmektedir. Davranışsal çözümlere örnek vermek gerekir ise, önemli bir altyapıya, ağa; patent, know-how ya da diğer fikri mülkiyet hakları gibi teknolojilere ve zorunlu girdilere erişimin sağlanmasına ilişkin çözüm önerileri rakiplerin pazara girişini kolaylaştırmak bakımından bazı durumlarda uygun çözüm yolu olarak kabul edilebilmektedir.

Görüldüğü üzere, özellikle de Rekabet Kurumu’nun birleşme/devralma süreçlerinde kontrolü her geçen yıl artmakla birlikte, yasak kapsamındaki birleşme/devralmaların tarafların verecekleri kabul edilebilir tavizlerle birlikte yasak kapsamından çıkarılması ve Kurum iznini alabilmesi de mümkün bulunmaktadır. Ancak verilen taahhütlerin yerine getirilmesi gerektiği, verilen taahhütlere uymamanın, iznin geçersiz hale gelmesinden günlük para cezasına kadar çeşitli yaptırımları bulunduğunun da altını çizmek gerekmektedir.