Haber Detayı

KIYI KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK: KAZANILMIŞ HAKLARIN HANGİ TARİHE GÖRE BELİRLENECEĞİ SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ

Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin (“Yönetmelik”) 4. maddesinde tanımlanan kısmi yapılaşmada ve “sahil şeritlerinin belirlenmesine ilişkin” olan 16. maddesinde yer alan “11.07.1992” tarihleri, Danıştay 6. Dairesi tarafından verilmiş olan 2024/6730 E., 2025/327 K. sayılı, 03.02.2025 tarihli karar doğrultusunda “17.04.1990” şeklinde değiştirilmiştir. Yapılan değişikliğin çizdiği çerçeve esasen Danıştay 6. Dairesi tarafından verilmiş olan kararla açık bir şekilde ortaya konulmuştur.

1-UYUŞMAZLIK KONUSU

Danıştay 6. Dairesi’nde açılmış olan dava, Mudanya ilçesi, Altıntaş, Burgaz, Eğitim, Yalı, Ömerbey, Hasanbey, Şükrüçavuş, Mütareke, Halitpaşa ve Kumkaya sahillerini kapsayan 18.06.1992 tarih onaylı Mudanya Uygulama İmar Planı sınırları dahilindeki alanda, 100 metre sahil şeridinin aranmayacağına ilişkin plan notunun eklenmesi üzerine, Yönetmeliğin “sahil şeridinin belirlenmesine” ilişkin 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali talepli olarak açılmıştır.

2-DANIŞTAY 6. DAİRESİ TARAFINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME

Açılan dava ilk etapta reddedilmiş,  Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2023/1644 E., 2024/1184 K. sayılı, 27.05.2024 tarihli bozma kararı uyarınca yeniden değerlendirme yapılmıştır.

Danıştay 6. Dairesi tarafından yapılan değerlendirmede konu iki aşamalı ele alınmıştır.

İlk olarak, 3830 Sayılı Kıyı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (“3830 Sayılı Kanun”) geçici maddesinde kısmen veya tamamen yapılaşmamış alanlarla ilgili imar planı revizyonlarının bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde tamamlanacağı yönünde düzenleme yapıldığı belirtilmiştir. Kararda, bu düzenlemenin yapılacak revizyonlarda 3621 Sayılı Kıyı Kanunu’nun (“Kıyı Kanunu”) yürürlükteki 100 metrelik sahil şeridi hükümlerinin dikkate alınması gerektiği anlamına geldiği ifade edilmiştir. Bu doğrultuda, 3830 Sayılı Kanun’un geçici maddesinin kısmen ya da tamamen yapılaşmamış alanlarda Kıyı Kanunu’na uygun şekilde revizyon yapılmasına ilişkin olduğu, Kıyı Kanunu’nun geçici maddesinin ise sahil şeritlerindeki kazanılmış haklara ilişkin olduğu değerlendirilmiştir. Dolayısıyla 3830 Sayılı Kanun’un yürürlük tarihinin konuyla bir ilgisinin bulunmadığı kabul edilmiştir.

Bu tespitten sonra, “kıyılardan yararlanma” nın Anayasa’nın 43. maddesiyle düzenlendiği, bu düzenleme doğrultusunda Kıyı Kanunu’nun geçici maddesinin hükme alındığı ifade edilmiştir. Anılan geçici maddede, Kanun’un yürürlüğe girdiği 17.04.1990 tarihinden önce mevzuat hükümlerine uygun olarak onanmış kısmen veya tamamen yapılaşmış 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının sahil şeritlerine ilişkin hükümlerinin geçerli kabul edildiğinin görüldüğü, Yönetmelikle bu tarihin 11.07.1992 tarihine taşınmasının, Anayasa’nın 43. maddesine ve Kıyı Kanunu’nun geçici maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmış ve Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptaline karar verilmiştir.

3-DANIŞTAY KARARI VE YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİ DOĞRULTUSUNDA KAZANILMIŞ HAKLARDA SON DURUM

Kıyı Kanunu’nda sahil şeridinin kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğinde olması gerektiği düzenlenmiştir. Ancak Danıştay 6. Dairesi tarafından verilmiş olan 2024/6730 E., 2025/327 K. sayılı, 03.02.2025 tarihli karar ve bu karar doğrultusunda yapılan Yönetmelik değişikliği ile, 17.04.1990 tarihinden önceki imar planlarının sahil şeritlerine ilişkin bu düzenlemeden ayrılan hükümlerinin kazanılmış haklara göre korunacağı kabul edilmektedir. Yönetmelik değişikliği, daha önce bu nedenle tapu iptali ve yıkım süreciyle karşı karşıya kalan milyonlarca kişiyi ilgilendirdiği için ayrıca bir öneme sahiptir.