ANAYASA MAHKEMESİ KARARI İLE İKİ ORTAKLI LİMİTED ŞİRKETLERDE ORTAKLIKTAN ÇIKARMA MEKANİZMASI ANAYASAL ÇERÇEVEDE KORUMAYA ALINDI
Anayasa Mahkemesi (“AYM”) 25.12.2025 tarihli, 2025/128 esas ve 2025/273 karar sayılı kararıyla (“Karar”), iki ortaklı limited şirketlerde ortaklıktan çıkarma mekanizmasının fiilen işletilememesine yol açan düzenlemelere ilişkin önemli bir iptal kararı vermiştir. 17.03.2026 tarihli ve 33199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karar ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”)’nun 616. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ile 621. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan düzenlemeler, iki ortaklı limited şirketler yönünden Anayasa’nın 40. ve 48. maddelerine aykırı bulunarak oyçokluğuyla iptal edilmiştir. AYM, söz konusu kararında, ortaklıktan çıkarma mekanizmasının genel kurul kararına bağlanması nedeniyle uygulamada mahkemeye erişimin engellendiğini tespit etmiş ve bu durumun Anayasa ile güvence altına alınan haklarla bağdaşmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Başvurunun Konusu
İtiraz başvurusu, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, bir limited şirket ortağının diğer ortağın haklı sebeple şirketten çıkarılması talebiyle açılan dava kapsamında yapılmıştır. İptal kararı öncesinde yürürlükte bulunan sistemde, bir ortağın haklı sebeple şirketten çıkarılması için öncelikle genel kurulun bu yönde karar alması ve ardından şirket adına mahkemeye başvurulması gerekmekteydi. Bu kararın alınabilmesi ise temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun birlikte sağlanmasına bağlıydı. Bu yapı, özellikle iki ortaklı limited şirketlerde gerekli çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle ortaklıktan çıkarma mekanizmasının fiilen kullanılamamasına yol açmaktaydı. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin kararlarında da iki ortaklı şirketlerde ortak sayısı yönünden nisabın sağlanmasının mümkün olmaması nedeniyle çıkarma davasının açılamayacağı kabul edilmekteydi. Başvuran Mahkeme, bu durumun kollektif şirketler yönünden tek bir ortağa tanınan çıkarma davası açma hakkının iki ortaklı limited şirket ortaklarına tanınmamasının eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek ortakların mahkemeye erişimini engellediğini ve anayasal güvencelerle bağdaşmadığını ileri sürmüştür.
AYM’nin Değerlendirmesi
Mahkeme, TTK kapsamında haklı sebeple ortaklıktan çıkarma mekanizmasının öngörülmüş olmasına rağmen, bu mekanizmanın işletilmesinin genel kurulun ağırlaştırılmış nisapla alacağı karara bağlanmasının, iki ortaklı şirketlerde bu imkânı fiilen ortadan kaldırdığını tespit etmiştir. Bu kapsamda AYM, eşit pay yapısına sahip şirketlerde gerekli çoğunluğun sağlanmasının mümkün olmaması nedeniyle, haklı sebepler bulunsa dahi bir ortağın diğer ortağın çıkarılmasını talep edemediğini ve bu durumun çıkarma kurumunu işlevsiz hale getirdiğini ortaya koymuştur .
Mahkeme, limited şirketlerin ekonomik amaçla kurulan teşebbüsler olduğunu ve ortaklıktan çıkarma mekanizmasının, şirketin hukuki varlığı sona erdirilmeksizin faaliyetlerin sürdürülebilmesini sağlayan bir araç niteliği taşıdığını vurgulamıştır. Bu kapsamda, devletin teşebbüs özgürlüğü hususunda yalnızca müdahale etmeme değil, aynı zamanda ortakların faaliyetlerini sürdürebilmelerine imkân tanıyacak uygun mekanizmaları oluşturma yönünde pozitif yükümlülük altında bulunduğu ifade edilmiştir.
Bununla birlikte AYM, mevcut düzenlemenin iki ortaklı limited şirketleri söz konusu mekanizmanın kapsamı dışında bırakmak suretiyle, ortakların birbirlerinin fiillerine karşı korunmasına yönelik bu imkânı ortadan kaldırdığını değerlendirmiştir. Bu durumun, hak ihlali iddialarının ileri sürülebileceği etkili ve erişilebilir bir başvuru yolunun bulunmaması sonucunu doğurduğu ve bu yönüyle etkili başvuru hakkıyla bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkeme ayrıca, TTK m. 636/3 kapsamında açılabilecek fesih davasının bu eksikliği gidermediğini belirtmiştir. Zira bu yol, doğrudan diğer ortağın çıkarılması sonucunu garanti etmemekte; aksine şirketin feshi, davacının çıkarılması veya başka bir çözüm yoluna hükmedilmesi gibi sonuçları mahkemenin takdirine bırakmaktadır.
İzah edilen gerekçelerle AYM, TTK m. 616/1-h ve m. 621/1-h hükümlerinde yer alan dava konusu kuralları, iki ortaklı limited şirketler yönünden Anayasa’nın 40. ve 48. maddelerine aykırı bularak oyçokluğuyla iptal etmiştir.
Kararın Uygulamaya Etkisi
Karar ile birlikte, iki ortaklı limited şirketlerde ortaklıktan çıkarma mekanizmasının önündeki yapısal engel ortadan kaldırılmıştır. Bu kapsamda, artık ortaklardan birinin, diğer ortağın haklı sebeple şirketten çıkarılması için genel kurul kararı aranmaksızın doğrudan mahkemeye başvuru imkânının kabul edilebileceği yönünde güçlü bir zemin oluşmuştur. Bu gelişme, özellikle ortaklık ilişkisinin kilitlendiği ve şirket faaliyetlerinin sürdürülemez hâle geldiği durumlarda, şirketin feshi yerine daha ölçülü ve işlevsel bir çözüm yolunun kullanılabilmesine imkân tanımaktadır.
Sonuç
AYM’nin söz konusu kararı, şirketler hukukunda uzun süredir eleştirilen yapısal bir sorunu ortadan kaldırmakta ve iki ortaklı şirketlerde ortaya çıkan “kilitlenme” problemini anayasal düzlemde çözmektedir. İki ortaklı limited şirketlerde kanuni nisapların sağlanamamasına bağlı olarak genel kurulun ortaklıktan çıkarma kararı alamaması, ortaklık ilişkisinin sürdürülemez hâle geldiği durumlarda şirketin feshi dışında bir çözüm bırakmamaktaydı. Anayasa Mahkemesinin kararı ile; mahkemeye müracaat hakkının önündeki genel kurul engeli aşılmış oldu. Bununla birlikte, iptal kararının ardından ortaya çıkan boşluğun kanun koyucu tarafından açık ve öngörülebilir bir düzenleme ile doldurulması, hukuk devleti ilkesi gereği önem arz etmektedir.